Hz. Mehdi(as)’ın Allah Tarafından Verilen Gücü ve Kudreti…

Yayınlayan: Yazdır

Hz. Mehdi(as)’ın Allah Tarafından Verilen Gücü ve Kudreti…

Hz. Mehdi(as); dıştan bakıldığında çok heybetli, dikkat çekici, çok modern giyimli, bakımlı, seçkin bir kişidir. Bakışları çok derin çok etkilidir, yüzü aynı Peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa(sav) efendimizin dediği gibi yıldız gibi parlar ve Allah’ın cezbe-i ilahisi onda fazlasıyla bulunduğundan insanlar ona adeta tutulurlar, yanından ayrılmak istemezler. Hz.Mehdi(as) hem çok hikmetli, kendinden emin konuşur hem de yeri geldi mi çok hoş sohbettir. Her konudan haberdar olduğu için her alanda rahatlıkla sohbet edebilir, dinletebilir ve konuşması hayranlık uyandırıcıdır; özellikle sağ eliyle vurgu yapar. Kendinden emin yürüyüşü, mütevazi ancak son derece vakarlı havası aynı sahih hadislerde bildirildiği gibidir.

Bunun ötesinde değişik özellikleri vardır: Zaman zaman eline aldığı metaller parçalanır,metal anahtarlar elinde kırılıp parçalara ayrılır, külçe halinde metal blokların bile yerlerinden söküldüğü olmuştur, uzun boylu görünür ama kendisinin orta boylu olduğunu söyler ve kendisinden daha iri yarı güçlü kuvvetli kişilerin açamadığı kapıları tek bir dokunuşuyla açıp menteşelerin bile söküldüğü,kapıların kırıldığı durumlar birçok kere olmuştur, bir keresinde de metroya binecekken yetişmesi gerekiyor tabii metro hareket etmek üzereyken kapılar kapanmış dışında da tutacak kol bile yok ve Hz. Mehdi(as) metronun kapısını aniden açmıştır hatta içeridekiler o kadar korkmuşlardır ki herkes çığlıkla ayağa kalkmıştır çünkü o çok sert bir şekilde tek seferde kapıyı açmıştır…

Kendisinde elektrik akımı gibi manevi bir güç vardır ve duaları çok tesirlidir, şifalı elleri vardır. Duasının tesiri kadar bedduası da çok tesirlidir. Bir keresinde çevresinde hem de önemli bir devlet kurumunda bulunmalarına karşın Peygamber efendimize(sav) hakaret etmeye cüret eden kişilere karşı sesini yükseltmiş ve onları inanmasalar bile saygılı olmaya davet etmiştir; ancak Ateistlerin fazla bulunmasının şaşkınlık uyandırdığı o yerde Hz. Mehdi(as)’ın sözüne pek kulak asmamış bildiklerini okumaya devam etmişler ancak Hz. Mehdi(as) onları birçok kere ikaz etmesine rağmen dinlemeyince Hz. Mehdi(as) sinirlenmiştir akabinde bütün elektrik sistemi bloke olmuş, binada alarm verilmiştir ve dahası hiçbir makine çalışmaz olmuştur sonra o Hz. Mehdi(as)’a kafa tutan Peygamber düşmanlarının hepsinin başına tek tek birşeyler gelmiştir; bu sadece Hz. Mehdi(as)’ın aşırı sinirlenmesini müteakip gerçekleşmiştir…

Sonra Hz.Mehdi(as) geçen sene Kadir Gecesi’nde Medine’de bulunmuş ve orada namaz kılmıştır; hayır duaların yanısıra zalimlere, haksızlık yapanlara, hasedçilere, fitne fesat peşinde koşanlara da beddua etmiştir. Akabinde Hz. Mehdi(as) dönmüş gelmiş ve bir de ne görsün her gelen bir derdini anlatıyor ve ona haber getiriyorlar; belki en az 50 kişinin başına birşeyler gelmiş o derece yani…Hz.Mehdi(as) gidip ne oluyor ne bitiyor diye araştırmaz; ona gelir haber verirler, en öğrenemeyeceği şeyi bile ayağına kadar getirip bildirirler…

Öte yandan Hz. Mehdi(as)’ın rahmetli annesi(rahmetullahi aleyh) kanserden vefat etmiştir. Kanserin son aşamasında çok şiddetli ağrılar çekerken ağrı kesici olarak uyuşturucu verilmesini annesi de Hz. Mehdi(as) da istemediği için annesi ondan ağrısını gidermesini istemiştir. Hz. Mehdi(as) annesinin bütün ağrılarını şifalı elleriyle dindirmiştir. Onun duaları ve şifalı elleri tarif edilemeyecek kadar güçlüdür…

Hz. Mehdi(as), peygamber ilmine de sahiptir ve çok yönlü yetiştirildiği için tam donanımlıdır. Allahü Teala’nın halifesi olduğu için özel olarak yetiştirilmiş ve bildiklerini kullanabilmesi, anlayışının tüm insanlığı kendine getirecek kadar derin ve güçlü olması için irşad edilmiştir…

Hz. Mehdi(as); yağmuru, fırtınayı, rüzgarı, gökgürültüsünü çok sever ve o havalarda mutlaka dışarı çıkıp gökyüzüne bakarak dualar eder. Allah’ın kudretini gökgürültüsünde bulduğunu ifade eden Hz. Mehdi(as), gökgürültüsü duyduğunda “Elhamdülillah” der…

Hz.Mehdi(as)’ın sezgileri inanılmaz derecede güçlüdür; enerjileri bile algılar ve nereden geldiğini bilir…

Doğa olaylarının hikmetini de bilir, ilmi ledüne de sahiptir, Çinlilerin ilmi de kendisine açılmıştır; öyle irade edilmiştir…

O, birçok öğretiyi bilir ve hangisinde ne eksik ne fazla onların hepsini tahlil edebilir, çok rahatlıkla sentezlerini yapabilir ve olayları Kur’an-ı Kerim’in ışığında nasıl çözümleyeceğini de bilir…

Hz. Mehdi(as)’ın ağzından hiçbir zaman “acaba şöyle mi yapsam hangisi daha doğru?” gibi sorular çıkmaz; o ne yapacağını hep bilir ve dosdoğru istikamette emin adımlarla yol alır, her zaman “Allah bana yeter” der…

Hz. Mehdi(as)’ın rüyaları hep çıkar ve İlahi Alemle sürekli irtibat halindedir. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa(sav) efendimizle görüşmeden önceleri vücudu titremeye başlar ve bu 1 hafta sürer en nihayet Peygamber efendimizle(sav) görüşür. Hz. Mehdi(as), bu dünyaya olduğu kadar öteki dünyaya da çok yakındır…Ahiret aleminin bilgisi de ona açılmıştır…

Ayrıca Hz. Mehdi(as)’ın Mehdi olduğunu bilmeksizin o kadar çok kişi onu rüyasında görür ki sürekli birileri gelir rüyalarını anlatır ona ve Hz. Mehdi(as) rüya yorumlamayı da çok iyi bilir. Dahası onu Kabe’ye gitmemiş olduğu tarihlerde bile Kabe’de gördüğünü söyleyenler olmuş ve Hz. Mehdi(as) o tarihte orada değildim dese bile bunu söyleyenler ısrar etmişlerdir ve bu birçok kere olmuştur. Sadece Kabe değil; bazen onun bulutta hayalini görenler bile vardır ve kokusunu duyduğunu, yanıbaşlarında o varmış gibi hissettiklerini söyleyenler de çok olmuştur…

Selametle kalın…

Öğretiler , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Related Posts

12 Yorum

  1. fatih, 5 ay önce

    Selamün aleyküm Allah razı olsun öncelikle.Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki sahte mehdiler,deccaller etrafta kol geziyor.Kime inanıp güveneceğimizi bilemiyoruz.Allahın takdiriyle inşallah gerçek Mehdi As’ın askeri olmak istiyoruz.Anlattıklarınız detaylar kayda alınmayacak gibi değil.Samimi geliyor yazdıklarınız.fakat takdir edersiniz ki hala şüphelerimiz var.Açıkladığınız ismi araştırmak istedim fakat birşey bulamadım.Biraz daha açıklayıcı olsanız kimdir ne iş yapar ne zaman kendini gösterecek.Eğer burada açıklayamıyorsanız mail adresimi vereyim oraya yazın.Her gün sitenize bakıyorum bir gelişme var mı diye çok ilgiliyim bu konuda merakımı giderin lütfen.

    • admin, 5 ay önce

      Selamün Aleyküm imanlı kardeşim..İnşaallah yakında tamamen emin olursunuz, şüpheleriniz de tamamen silinecek inşaallah..Sahte mehdiler şov yapıp çıkıp kendilerini gösterirlerken siz sadece doğru yolda yürüyeni, İslam Birliği için uğraşanı ve bunu sırf Allah rızası için yapıp insanlardan hiçbir talepte bulunmayanı diğerlerinden ayırt etmeye çalışın…Şu an için Hz. Mehdi(as) kendini tanıtmak istemiyor; öncelikle şirk koşulmasına karşı çekincesi var ve tabii bu arada çevresindeki tehlikeleri de bertaraf etmek için uğraş veriyor. Biliyorsunuz ki bu konu çok büyük ve Deccal de faaliyetini sürdürüyor dolayısıyla bizler de de Allah’ın irade ettiği zamanı bekliyoruz. İmanlı kardeşim bu bekleyişte imanınızı diri tutun lütfen ve gerçek bir müslüman olarak Allah’ın takdir ettiği zamanı bekleyin, beklerken de bol bol dua edin. Allah zaten doğru olandan emin olmanızı sağlayacak. Selametle kalın…

  2. adak, 5 ay önce

    Selamün Aleyküm HZ.Mehdi (as) Peygamber Efendimiz(SAV) i görüyor mu nasıl görüyor çok güzel bir olay anlatabilirmisiniz acaba..

    • admin, 5 ay önce

      Görmemesi mümkün mü kardeşim? Hz. Mehdi(as), hem Peygamber efendimizin(sav) soyundan geliyor hem de Allah’ın halifesi..İnşaallah ileride bu konuyu detaylı olarak sizlerle paylaşır…

  3. mehmet, 4 ay önce

    Bismillahirrahmanirrahim
    Selamunaleyküm Kardeşlerim,
    Allah’ın selamı ve bereketi üzerinize, üzerimize ve tüm inanan Mü’min kardeşlerimizin üzerine olsun. Ne güzel bir yazı ne kadar tatlı bir yazı Allah’ın ne olu ne olu beni Mehdi A.S sahabesi olmayı nasip et Amin….. Ben Mehdi A.S ile ilgili yıllardır okuyorum Onu görmeyi çok arzu ediyorum İnşAllah…..

    Mehdi A.S bana özel Selam verebilir mi ?

    Hergün sitenize bakıyorum okuyorum MaşAllah hakikaten bu bilgiler çok akıcı anlaşılır şekilde Hay maşAllah….. Mehdi A.S açıklamdan bana bilgi verebilir mi??? Tekbir (Allah’ü Ekber Allah’ü Ekber Allah’ü Ekber…..
    Laileheillahmuhammedenresulullah) ne kadar güzel insanın içi huzur buluyor Elhamdulillah…..
    Allah’ü Teala yolumuzu açık etsin MaşAllah…… Bu ne güzel Müjde……

    • ashabi kehf, 4 ay önce

      Selamün Aleyküm maaşallah sizin yazdıklarınız da pek güzel..içinizi yansıtıyor işte bu gönül güzelliği..Hz.Mehdi(as) ile her gece istişarede bulunuyoruz-sadece onun özel ibadetler yaptığı zamanlar ve itikafta olduğu dönemler hariç-biz sizlerden bahsediyoruz, sizi de andık kardeşim: Hz. Mehdi(As) “maaşallah” dedi, “Allah yolunu açık etsin”, dedi. Şimdi sizin çok gönüllü olanlardan biri olduğunuzu görüyoruz; biraz da sebat lazım ve Hz. Mehdi(as)’ın son yazısındaki ibadeti uygulamanız, ardından size özel bir ibadet uygulatabilir durumunuzu ölçmek için.Tabii bu onun takdirine kalmış yeter ki siz imanınızı koruyun ve hani ilk müslümanların kıymeti nasıl büyükse Hz. Mehdi(As)a ilk tabi olanların da kıymeti o denli büyük olacaktır. Allah’a emanet olun Mehmet kardeşim…

  4. mehmet, 4 ay önce

    ve alekümselam kardeşim çok heyacanlandım az önce çok sinirlenmiştim birisine şimdi yüzümde sanki tebessüm oluştu Allah’ım yardım et Mehdi A.S ve biz hizmetçilerine senin dinin için hizmet etmek senin için sevmek ne güzel Allah’ım bu senin güzelliğin sana hamdü senalar olsun sonsuz kere sonsuzzzz Amin……….. 313 kişinin içinde bende olmayı çok isterdim ama olsun bizde o 313 sahabiye ve Mehdi A.S hizmetçi oluruz. ALLAHÜ EKBER MaşAllah bu ne nimet….. selametle kardeşlerim…..

    • ashabi kehf, 4 ay önce

      Selamün Aleyküm Mehmet kardeşim, isminiz kadar mübarek bir insan olmanızı dilerim..Allah inanana yolu açık eder, nasibi de bol tutar. Sizin yolunuz pek açık görünüyor..Selametle kalın…

  5. kofebz, 4 ay önce

    ” Allahım! Efendimiz Muhammed üzerine salat eyle; nurlarının denizi, sırlarının madeni, delillerinin dili, memleketinin el sürülemez gelini, hazretinin imamı, mülkünün süsü, rahmetinin haznedarı, şeriatının yolu ki, senin tevhidinle lezzetleniyor vücud hakikati. Ve bütün mevcutların sebebi, gözlerin gözü, hakikatlerin hakikati, senin evvelleri yaratmandan, senin nurunun ziyasından… Öyle salât eyle ki, sen devam ettiğin müddetçe devam etsin, sen baki kaldığın müddetçe baki kalsın ki; son olmaz ona, senin ilminin dışında… Öyle salat eyle ki sen onunla razı olasın, onu da razı etsin… Ve 0nunla razı ol bizden ya rabbel alemin. ” “Allah’ım, kendini bana tanıt, eğer kendini bana tanıtmazsan resulünü tanıyamam; Allah’ım resulünü bana tanıt, eğer resulünü bana tanıtmazsan hüccetini tanıyamam; Allah’ım hüccetini bana tanıt, eğer hüccetini tanıtmazsan dinimden saparım; Allah’ım cahiliye ölümüyle beni öldürme; ve hidayet ettikten sonra kalbimi kaydırma.

    Allah’ım, beni hidayet etmenle Peygamberden sonra itaat etmeyi bana kıldığın farzı kabul ettim. Böylece emir sahibi olan Emir-ul Müminin Ali’nin, Hasan ve Hüseyn’in, Ali ve Muhammed’in, Cafer ve Musa’nın Ali ve Muhammed’in, Ali ve Hasan’ın ve Hüccet’ul Kaim’il Mehdi’ nin -senin selamın onların hepsine olsun- velayetlerine boyun eğdim ve onlara uydum.

    Allah’ım, öyleyse beni dininde sabit kıl, itaatinde gayretlendir, kalbimi veliyy-i emrine karşı yumuşak kıl, yaratıklarını sınadığın şeylerden beni muaf et, halktan gizlediğin ve senin izninle onlardan gayıb olan ve (zuhur etmek için) emrini bekleyen veliyy-i emrine itaat etmekte beni sabit kıl. Allah’ım, velinin işini aşikâr etmek ve gaybet perdesinden çıkarak kıyam etmesi için izin vereceğin uygun zamanı sen (daha) iyi bilirsin. Öyleyse bu gaybete karşı beni sabırlı kıl, ki ertelediğin şeyin çabuk olması ve çabuklaştırdığın şeyin ertelenmesini istemiyeyim, örttüğün şeyin perdesini kaldırmayayım, sakladığın şeyi araştırmayayım, tedbir ve kararın hususunda seninle münazaa etmeyeyim, “Niçin, nasıl ve neden dolayı veliyy-i emrin zuhur etmiyor, oysa ki yeryüzü zulümle dolmuştur?” demeyeyim ve bütün işlerimi sana bırakayım.

    Allah’ım, ben velliyy-i emrini açıkça ve emrini uyguladığı halde bana göstermeni istiyorum. Şunu da biliyorum ki, güç, kudret, burhan, hüccet (delil), meşiyyet ve irade senin elindedir. Öyleyse veliyy-i emrini, açıkça konuşabildiği, nişanelerinin belirginleştiği, sapıklığı yok edip hidayete sevkettiği ve cehaletten kurtardığı halde onu görebilmeyi bana ve bütün müminlere nasib eyle.

    Ey Rabbim, onun açıkça görülmesini muyesser eyle; onu görmekle bizi, gözleri aydınlanan kimselerden kıl, bizi onun hizmetinde bulundur; onun yolu üzere öldür, onun grubunda haşret.

    Allah’ım onu, bütün yaratıklarının şerrinden koru; onu kendi korumanla, önünden, arkasından, sağından, solundan, yukarısından ve aşağısından koru; öyle korumakla koru ki, artık onunla koruduğun kimse yok olmaz; bu yolla da Resulünü ve resulünün vasisinin yolunu sağlamlaştır.

    Allah’ım, onun ömrünü uzat, ömür süresini artır, veli ve önder kıldığın şeyde ona yardımda bulun, ona ikramını çoğalt. Çünkü o doğru yol bulmuş hidayetçi, hidayet olmuş kıyam edici, pâk, muttaki, tertemiz, (Rabbinin verdiğine) razı ve hoşnut, sabreden, çaba gösteren ve çok şükredendir.

    Allah’ım, gaybet zamanının uzaması ve haberinin bizden kesilmesinden dolayı yakini bizden alma; onu anmayı, onu beklemeyi, ona iman etmeyi, zuhur edeceğine yakini olmayı, ona dua etmeyi, ona salat göndermeyi bize unutturma; gaybetinin uzamasıyla, zuhur ve kıyamından bizi umutsuz etme; onun hakkındaki yakinimizi, Resulünün kıyamına ve indirdiğin ayetlere olan inancımız gibi sağlam kıl. Kalplerimizi ona iman etmede güçlü kıl; bizi onun eliyle hidayet et, büyük ve doğru yola götür. Bizi ona itaat etmekte güçlü ve ona uymakta sebatlı kıl. Yine bizi onun hizbinde, ona yardım edenler ve onun işine razı olanlar arasında kıl.

    Bu inancı hayatta ve ölüm anında bizden alma; bu inançta şüphe etmediğimiz, ahdi bozmadığımız, şüpheye kapılmadığımız ve onu yalanlamadığımız halde canımızı al.

    Allah’ım, onun ferecini yakınlaştır, yardımınla onu te’yit et; ona yar-dım edenlere yardımda bulun, yardım etmeyerek onu yalnız bırakanları yalnız bırak; onunla düşmanlık yapan ve onu tekzip edenlere gazap et; onunla hakkı aşikar kıl; onunla zulmü yok et; onun vesilesiyle mümin kullarını zilletten kurtar; beldeleri ihya et, azgınları öldür, dalalet başlarını kır, zalim ve kafirleri zelil et, münafıkları, ahdi bozanları ve yeryüzünün doğusunda ve batısında, denizinde ve karasında, dağında ve ova-sında olan bütün mülhitleri (kafirleri) yok et; ta ki, onlardan hiç kimse ve hiç bir eser baki kalmasın. Beldelerini onlardan temizle ve kullarının gönüllerine, onların yok olmasıyla şifa ver.

    Onun vesileyle dininden mahvolanı yenile, hükmünden ve dininden değişeni ıslah et; ta ki, onun vesilesi ve onun eliyle dinin yepyeni olsun; onda hiç bir eğrilik ve bid’at kalmasın; öyle ki, onun uyguladığı adalet ile kafirlerin ateşlerini söndüresin. Şüphesiz o, kendin için halis kıldığın (seçtiğin), dininin yardımı için razı olduğun, ilminle seçtiğin, günahlardan koruduğun, eksikliklerden münezzeh ettiğin, gizlilere vakıf kıldığın, kendisine nimet verdiğin ve pisliklerden arıttığın kulundur.

    Allah’ım, bu duayı bizden, her çeşit şüphe, riya ve şöhretten halis kıl; ta ki, bu duâ vasıtasıyla senden başkasını kastetmeyelim ve senin rızandan başkasını istemeyelim.

    Ey Allah; Peygamberimizi yitirmiş olmamızı, velimizin (önderimizin) gaybetini, zamanın bize olan zorluğunu, fitnelerin üzerimize çökmesini, düşmanların bize karşı birbirlerine destek olmalarını, onların çok bizim ise sayımızın az olmasını sana şikayet ediyoruz. Allah’ım, öyleyse onu, acil bir zafer, senden taraf güçlü bir yardım ve adaletçi bir İmamın zuhuruyla gider; ey alemlerin Rabbi olan hakkın ilahı!

    Allah’ım, adaletini kullarının arasında aşikar etmede ve beldelerindeki düşmanlarını öldürmede kendi veline izin vermeni istiyoruz; ta ki, zulüm için, kırmadığın hiçbir temel, yok etmediğin hiçbir yapı, zayıflatmadığın hiçbir güç, yıkmadığın hiçbir direk (destek), köreltmediğin hiçbir kılıç ve silah, devirmediğin hiçbir bayrak, öldürmediğin hiç bir kahraman, hor ve hakir etmediğin hiçbir ordu bırakmayasın.

    Ey Rabbim, onları parçalayıcı taşınla taşla, keskin kılıcınla onları vur, suçlulardan geri dönmeyecek gazabınla onları cezalandır, kendi düşmanlarını, dinin düşmanlarını ve Resulünün düşmanlarını, velinin ve mümin kullarının eliyle cezalandır.

    Ey Allah; velini, yeryüzündeki hüccetini, düşmanlarının korkusundan emanda kıl; ona mani olana mani ol; ona hile yapana hile yap; ona kötü kasıtta bulunanı bedbahtlığa düşür; fesatlarının kökünü ondan kes; onun vesilesiyle düşmanların kalplerini korkut, ayaklarını sars, açıkça ve aniden onları azabına düçar et. Azabını onlara şiddetlendir, kullarının arasında onları zillete düşür, beldelerinde onlara lanet et, cehennemin en aşağı tabakasında onlara yer ver, en şiddetli azabını onlara indir, onları ateşe at, ölülerinin kabirlerini ateşle doldur, onları yakıcı ateşine vasıl et; çünkü onlar namazı zayi ettiler, heva ve heveslerine uydular, seçkin kullarını hor ve hakir ettiler.

    Allah’ım, velin vesilesiyle Kur’an’ı ihya et, karanlığı olmayan ebedi nurunu bize göster, onun vesilesiyle ölü kalpleri dirilt, yanan göğüslere şifa ver, dağınık fikirleri hak üzere topla, tatil olan hadleri (şer’i tazirleri) ve terk edilmiş hükümleri ikame et; ta ki, zahir olmamış hiç bir hak ve parlamamış hiç bir adalet baki kalmasın.

    Allah’ım bizi, onun yâranlarından, onun hükümetini takviye eden, onun emrini yerine getiren, onun işine razı olan, onun verdiği hükümlere teslim olan ve yaratıklarından (korkarak) takiyyeye ihtiyaç duymayanlardan kıl.

    Ey Rabbim, kötülükleri gideren, çağırdığında çaresiz kalana icabet eden, büyük sıkıntılardan kurtaran sensin. Öyleyse her çeşit zararı velinden uzaklaştır, vaadettiğin gibi onu yeryüzünde halifen kıl.

    Allah’ım, bizi, Al-i Muhammed’in düşmanlarından kılma, Al-i Muhammed’e kin besleyenlerden de kılma; ben bundan sana sığınıyorum; öyleyse beni koru; sana sığınıyorum, öyleyse bana sığınak ver.

    Ey Rabbim; Muhammed ve Al-i Muhammed’e salat gönder; beni onların makamı hürmetine dünya ve ahirette kendi katında kurtuluşa eren ve mukarreblerden kıl.” Amin…

    • ashabi kehf, 4 ay önce

      Allah razı olsun kardeşim, bu ne güzel bir iman bu ne güzel bir dua böyle..Ben Seyyid Halilullah bin Mecid, sizi Allah’ın selamıyla selamlıyorum, Allah sizin gibi mübarek kardeşlerimizi muzaffer kılsın ve doğru yolda sağlam adımlarla yürümenizi kolaylaştırsın inşaallah!..Selam sizin üzerinize ve sizi yetiştiren ailenizin üzerine olsun inşaallah.Ben sizi pek makbul buldum maaşallah..Allah’a emanet olun, Selametle kalın inşaallah…

  6. kofebz, 4 ay önce

    ALLAH sizlerdende razı olsun ve Aleyküm Selam ALLAH’ın Selamı Sizlerinde üzerine olsun Seyyid Halilullah bin Mecid Kardeşim. AMİN AMİN AMİN İNŞALLAH ,siz de dualarınızı esirgemeyin hiç birimizden sizlerin hatırına Emirimizin hatırına belki bizde affa uğrayanlardan oluruz İNŞALLAH.Sizin gibi değerli insanları YARABBİM her zaman korusun.. ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ olsun İNŞALLAH….

    • ashabi kehf, 4 ay önce

      Allah razı olsun, dualarımız sizinle olacak..Allah’a emanet olun kardeşim..Selametle kalın…


Yorum Yazın

Yorum yazmak için Üye Girişi yapmış olmanız gerekmektedir.